Galaksi Türleri Hakkında Bilgi

 

Uzayda gezegenler, yıldızlar, yıldız kümeleri, nebulalar, karadelikler, pulsarlar gibi gök cisimleri galaksiler (gökada) içinde bulunurlar. Evrendeki gökadaların sayısı 10 milyar – 100 milyar arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Hubble Yasasına göre galaksilerin tayfı kırmızıya doğru ilerler. Bu, bizden uzaklaştıkları anlamına gelir.

Not: Evrendeki gökadaların sayısı hakkındaki “Evrendeki Galaksiler Kaç Tane?” yazımıza BURADAN ulaşabilirsiniz.

Galaksilerin Şekilleri ve Galaksi Türleri

Gökadalar için en yaygın sınıflandırma şekli, onların görünür yapısını temel alır. Hubble Diyagramı olarak adlandırılan bir formda sınıflandırmaları yapılır. Hubble diyagramı, Astronom Edwin Hubble tarafından geliştirilen tipik bir temsildir. Şekli nedeniyle çatal-diyagram olarak da adlandırılır. Galaksi türleri aşağıdaki gibidir:

Galaksi türleri
Gökada Türleri.

E0 ila E7 eliptikler, S0 bir geçiş türü, Sa’dan Sc’ye spiraller, SBa’dan SBc’ye çubuklu spiraller, ve Ir ise düzensizlerdir.

Eliptiklerin elipsoidal bir şekli vardır ve bunlar boyunca yıldızların dağılımı eşitlik arz eder. Eliptik galaksi türlerindeki sayılar dışmerkezlik derecesini verir: E0’lar neredeyse küresel, E7 çizgi gibi uzamış haldedir.

S0 gökadaların disk benzeri bir yapıya sahip oldukları ve merkezi bir küresel şişkinlik yansıttığı ortaya çıkmaktadır. Onlar herhangi bir spiral yapı göstermezler.

Spirallerin merkezinde bir şişkinlik ve dışarıda bir disk vardır; diski, şişkinlik üzerinde ortalanmış spiral kolları taşıdığı için ilginçtir. Sa gökadalarında sıkı bir şekilde sarılmış kollar bulunurken, Sc’lerde spiraller çok gevşektir.

Andromeda, Andromeda takımyıldızı içinde spiral bir galaksidir.

Spiral galaksi Andromeda
Samanyolu gibi spiral türden Andromeda.

Sarmal gökadalar olgunlaştıkça, merkez kırmızı, kollar mavimsi hale gelir.

Çubuklu sarmal galaksiler, spiraller için benzer bir spiral yapıya sahiptirler, farklı olarak gökada kolları bir çubuğun iki ucundaki şeritler gibi dışarı çıkmaktadır. Yine, SBa’dan SBc’ye, bu kolların sarılı olma durumuna göre sıralanır.

Düzensiz olanlar uzayda açıkça görülebilen düzenli bir şekil göstermez (Örneğin Dünya’nın güney yarımküresinden görülebilen Büyük Magellan ve Küçük Magellan Bulutları).

Astronom Edwin Hubble, sınıflamasını zamanın teleskopları ve gökadaların fotoğraflarını temel aldı. Başlangıçta eliptik gökadaların daha sonra spiraller haline gelebilecekleri erken bir form olduğunu düşünüyordu fakat mevcut anlayışımız durumun neredeyse tam tersi olduğunu ileri sürmektedir.

Daha modern gözlemleri sonucu bu galaksi türleri hakkında aşağıdaki bilgilere ulaşıldı:

  • Eliptikler genelde gaz ve toz bakımından oldukça düşüktür ve çoğunlukla yaşlı yıldızlardan oluşur.
  • Spirallerin genelde bol miktarda gaz ve toz kaynağı vardır ve yaşlı-genç yıldızlardan oluşan zengin bir karışımı vardır.
  • Düzensizler, gaz ve toz bulutu ve genç yıldızlar bakımından oldukça zengindir.
  • Yaşlı olanlar daha kırmızı, genç olanlar ise daha mavidir.

Bu bilgilerden hareketle gökbilimciler, eliptiklerin aslında gazın ve tozun çoğunu silen ve yıldızların yörüngelerini rastgele oluşturan spiral ve/veya düzensizler arasındaki çarpışmalardan kaynaklandığını gösteren bir gökada evrimi olduğu kuramını geliştirdiler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir